hayvancılık ve
teşviki
|
|
FAİZ İNDİRİM
ORANI(%) |
GERİ ÖDEME
SÜRESİ |
|
Süt sığırcılığı yatırımı |
100 |
7 Seneye Kadar |
|
yetiştiriciliği yatırımı |
100 |
|
|
Büyükbaş hayvan
yetiştiriciliği (sığır-manda) (yatırım) |
100 |
|
|
Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği (koyun-keçi) (yatırım) |
|
|
|
Büyükbaş hayvan
besiciliği (işletme) |
100 |
2
Seneye Kadar |
HAYVANCILIK YATIRIMI ÖZET BİLGİ
KREDİ TAVANI : Yatırım
kredilerinde 7.500.000 TL.
İşletme Kredilerinde (Sığır Besiciliği) 3.000.000 TL.
KREDİ PLANLAMASI:
2.000.000 Baş Damızlık Koyun-Keçi
100.000 Baş Damızlık Sığır-Manda
600.000 Baş Besi Sığırı için “0” faizli kredi verilecektir.
YARARLANMA ŞARTLARI
Süt Sığırcılığı ve Büyükbaş Hayvan
Yetiştiriciliği konularında; En az 10 baş,•Damızlık Etçi Sığır ve
Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği konularında; En az 50 baş kapasiteye
sahip işletmeler yatırım kredisi için,•Büyükbaş Hayvan Besiciliği
konusunda; En az 10 baş kapasiteye sahip işletmeler işletme kredisi
için Ziraat Bankası veya Tarım Kredi Kooperatiflerine başvurabilirler.
Tarım Kredi Kooperatiflerinin de aracılık ettiği ve 1 Ağustos 2010
tarihinde uygulanmasına başlanan proje ile işletme kredilerinde en
fazla 1 yıl, yatırım kredilerinde ise en fazla 5 yıl vadeli kredi
imkanı tanınıyor.
Büyükbaş hayvan besiciliğinde 10 baş ve üzeri besi sığırcılığı
işletmesi kurmak veya işletmenin kapasitesini artırmak isteyen
ortaklar faydalanabilecek. Temin edilecek olan hayvanların ise en
fazla 18 aylık ve erkek olmaları gerekiyor. Ayrıca kredi için
hayvanların küpelİ olmaları zorunluluğu aranıyor.
Süt sığırcılığı işletmesi kurmak veya işletmenin kapasitesini 10 baş
ve üzerine çıkarmak isteyen ortaklar için 5 yıla kadar vadeli yatırım
kredisi kullandırılacak. Kredi ile temin edilecek olan hayvanlar en
fazla ilk doğumunu yapmış veya ilk yavrusuna gebe olma şartı aranıyor.
Damızlık et sığırcılığı işletmesi kurmak isteyen Tarım Kredi
Kooperatifleri ortaklarına 50 baş ve üzeri için yatırım ve işletme
kredisi kullandırılacak.
Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde ise 10 baş ve üzerinde kültür ırkı
ve melez gebe düve veya inek/mandaya sahip büyükbaş hayvancılık yapan
ortaklara yatırım ve işletme kredisi kullandırılacak.
Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde iki farklı sistem uygulanacak.
Koyun yetiştiriciliğinde en az 50 baş, keçi yetiştiriciliğinde ise an
az 25 baş kapasiteye sahip işletme kurmak veya kurulu işletmesinin
kapasitesini artırmak isteyen ortaklara 5 yıl vadeli yatırım kredisi
kullandırılacak.
Tarım Kredi Kooperatifleri ortaklarının faydalanabilecekleri yatırım
ve işletme kredilerinde sıfır faizli kredi sağlanmış olacak.
BİLİMSEL HAYVANCILIK
Süt Sığırlarında Doğum, Buzağılama, Tohumlama Sürüden Ayrılma
Kayıtları
1. Amaç:
Soykütüğü sisteminin yürütülebilmesi için gerekli olan kayıtların,
düzenli ve bir örnek tutulabilmesinin sağlanması bu talimatın
amacıdır.
2. Tutulması Gereken Kayıtlar:
a) Soykütüğü sistemi içerisindeki bir inekten doğan hayvanların,
sistemin gerektirdiği aşağıdaki bilgilerinin toplanması ve buzağının
bilgi işlem merkezi tarafından Ek 1’deki gibi doğum bildirim formu ile
belgelendirilmesi gerekir.
Soykütüğü numarası
Doğum tarihi
Doğum tipi (normal, zor)
Doğum şekli (tekiz, ikiz vb.)
Ana ve baba no
b) Her inek için laktasyonunun başlamasını sağlayan ve süt verim
denetlemesi sonuçlarının girilebilmesini sağlayacak buzağılama
olayının aşağıdaki bilgileri içerecek şekilde tespiti yapılmalıdır.
Buzağılama tarihi
Buzağılama tipi (normal, zor)
Buzağılama şekli (tekiz, ikiz vb.)
c) Soykütüğü sistemi içerisindeki her hayvanın tohumlanması ile ilgili
aşağıdaki bilgilerin tespitini içerecek bilgi edinme sisteminin
oluşturulması gerekir.
Tohumlanan hayvanın numarası
Tohumlayan boğanın adı
Tohumlayan boğanın numarası
Tohumlama tarihi
Tohumlama sayısı
Tohumlayıcının adı soyadı veya kodu
d) Soykütüğü sistemi içerisindeki bir işletmede bulunan hayvanların
sürüden çıkışları durumunda aşağıdaki bilgilerin tespitini içerecek
bilgi edinme sisteminin oluşturulması gerekir.
Hayvanın numarası
Sürüden çıkış tarihi
Sürüden çıkış sebebi: Damızlık satış, kasaplık satış, ölüm.
3. Yetki:
Temel esasları içeren faaliyetleri yürütme ve bu bilgileri edinme
yetkisi, soykütüğü sistemini yürütmeye yetkili kuruluşa aittir.
Soykütüğü sistemini yürütmeye yetki almak üzere Bakanlığa müracaat
eden kuruluş bu faaliyette yararlanacakları imkanları ve bilgi edinme
sistemini açıkça tanımlamak ve çalışmalarını tarafsızlık ve
objektiflik ilkelerine uygun olarak gerçekleştireceklerini taahhüt
etmek zorundadırlar.
4. Çalışma Kuralları:
Bu faaliyetlerde yer alan bilgilerin toplanması en fazla 1 aylık
aralıklarla gerçekleştirilecektir.
Elde edilen bilgilerin güvenilirliği sağlanmalıdır
Soykütüğü Belgesi
1. Amaç:
Soykütüğüne kayıtlı sığırlara, kayıt niteliklerine bağlı olarak belge
verilmesi işlemlerinin düzenlenerek birörnek hale getirilmesi bu
talimatın amacıdır.
2. Yetki:
Soykütüğü belgesi düzenleme yetkisi, Bakanlık ve Bakanlığın yetki
verdiği kuruluşa aittir.
Soykütüğü belgesi düzenlenmesi, Türkiye’de tek bir merkezde yapılır.
Düzenlenen belgeler belge talep eden ve soykütüğü sistemini yürütmeye
yetkili kuruluşa verilir.
Belgelerde, düzenleyen ve soykütüğü sistemini yürüten kuruluşun imzası
ve mühürü olmalıdır. Aksi halde belgenin hiçbir geçerliliği yoktur.
3. Temel Esaslar:
Bir sığırın belge alabilmesi için mutlaka kendisinin, annesinin ve
babasının soykütüğüne kayıtlı olması gerekir.
Belge alacak sığırın soykütüğünde bulunması gereken asgari bilgileri
de şunlardır:
Soykütüğü numarası
Doğum tarihi
Cinsiyeti
Irkı
Baba numarası ve doğum tarihi
Ana numarası ve doğum tarihi
4 Soykütüğü Belgeleri:
a) Safırk Sertifikası:
Hem kendi hemde soylarının süt verim bilgileri olmayıp, sadece temel
esaslarda belirtilen bilgilere sahip hayvanlara talep edilmesi halinde
“Safırk Sertifikası” adı altında ve Ek 1 belgeye benzer bir belge
düzenlenir.
b) Damızlık Belgesi:
Temel esaslarda belirtilen bilgilerle birlikte süt verim ve/veya
damızlık değerine sahip olan sığırlara “Damızlık Belgesi” adı altında
Ek 2’de bulunan belge düzenlenir.
5 Damızlık Belgesinde Bulunacak Asgari Veriler:
Sığırın soykütüğü numarası,
Doğum tarihi,
Cinsiyeti,
Irkı,
Baba numarası ve doğum tarihi,
Ana numarası ve doğum tarihi,
Ananın ve/veya anneannenin süt verimleri,
Hayvanın doğduğu ve son bulunduğu işletme sahibinin adı ve adresi,
Belgeyi düzenleyen ve onaylayan kurumların mührü ve onaylayan şahsın
adı, imzası.
6 Damızlık Belgesi Düzenlemede Aranan Koşullar:
a) İneklerde ve Genç Sığırlarda Aranan Koşullar:
Soykütüğüne kayıtlı inek ve genç sığırlara damızlık belgesi
verilebilmesi için asgari şu bilgilere sahip olması gerekir:
Hayvanın kendisi veya annesi veya anneannesine ait en az bir laktasyon
süt verimi biliniyor olmalı,
Hayvanın kendisi veya annesi veya anneannesine ait süte göre damızlık
değeri biliniyor olmalı,
Hayvanın babası, suni tohumlama boğası veya annesinin (babaanne) en az
bir laktasyon süt verimi bilinen tabii tohumlama boğası olmalıdır.
b) Tosun ve Boğalarda Aranan Koşullar:
Soykütüğüne kayıtlı tosun ve boğalarda damızlık belgesi verilebilmesi
için asgari şu bilgilere sahip olması gerekir:
Boğaların damızlık değeri tahmin edilmiş olmalı,
Tosunlar, ineklerde aranan şartlara sahip olmalı.
Islah Programı
1. Amaç:
Türkiye’de ihtiyaç duyulan denenmiş (yavru verimlerine göre
değerlendirilmiş) kaliteli boğa yetiştirmek amacıyla uygulanacak döl
kontrolü (yavru testi veya progeny test) çalışmalarını düzenlemek ve
yönlendirmek bu talimatın amacıdır.
2. Yetki ve Sorumluluk:
Damızlık boğa yetiştirme, test etme, seçme, bu boğalardan sperma
üretme ve pazarlama, test edilmekte olan ve denenmiş boğa
spermalarının kullanılmasını düzenleme yetki ve sorumluluğu, Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı ile Bakanlıktan yetki alan kuruluşlara aittir.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetki verdiği kuruluşlarca hazırlanacak
ıslah programını onaylama ve denetleme yetkisine sahiptir.
3. Islah Amacı:
Gelecekte ulaşılması gerekn verim seviyesi belirlenerek bunu en
optimal bir şekilde sağlayacak genotip tanımlanır. Bu genotipi elde
etme ve populasyonda yaygınlaştırma yapılacak ıslah çalışmalarının
(ıslah programının) amacıdır.
Islah çalışmaları başlatılırken, öncelikle ıslahı yapılacak her ırk
ile ilgili ıslah amacı belirlenir. Bunun için populasyon analizi ve
ekonomik analizlerin yapılması gerekir. Yapılan analizler sonucunda
bugün ve gelecekte hangi verim özelliklerinin veya özellik gruplarının
(örneğin süt verimi, döl verimi, sınıflandırma vb) ekonomik açıdan ne
kadar önemli oldukları belirlenir; belirlemelere bağlı olarak ekonomik
ağırlık katsayıları hesaplanır. Islahta kullanılacak ölçüt, yapılan
hesaplamalar sonucunda formül dökümanlaştırılır.
Örnek: Holstein Friesian Yetiştiriciliğinde ıslah amacı:
Laktasyonda (305 günde) % 4 yağlı 7000 kg süt verimi verebilen ergin
yaşta 750 kg canlı ağırlığa ve 145 cm sağrı yüksekliğine ulaşan;
sağlam yapılı ve sağlıklı; beklenen yüksek verimi verebilecek beden
kapasiteli; hayvana rahat hareket yeteneği sağlayacak ayak ve tırnak
yapılı; makinayla sağıma elverişli ve kolay sağılabilen, kapasiteli
bir memeye sahip genotip elde etmek ve populasyonda yaygınlaştırmak.
Damızlık Değeri (süt) = süt verimi x eko.katsayı + yağ verimi x
eko.katsayı
Damızlık Değeri(sınıf.)= sağrı yük. x eko.katsayı +……..+ tırnak x
eko.katsayı
Top.Dam.Değ.= DDsüt x Ağ.Katsayısı + DDsın x Ağ.Katsayısı
4. Islah Modeli:
Planlanacak ıslah programları, suni tohumlamaya dayalı yürütülen
denenmiş boğa elde etme ve bunlardan etkin yararlanmayı hedefleyen
programlardır.
Bu programlarda, aday boğa ana ve babaları damızlık değerlerine göre
seçilir; bunlardan elde edilen erkek buzağılar döllerine göre
değerlendirilmek üzere teste tabi (döl kontrolü) tutulur; döl
kontrolünde başarılı olanlar denenmiş boğa olarak suni tohumlamada
kullanılır.
Bu nitelikteki programların temel özelliği populasyonda beklenen
genetik ilerlemenin ağırlıkla babaların seçimiyle
gerçekleştirilmesidir.
Damızlık değeri yüksek ineklerden yararlanma oranını yükseltmek
amacıyla çoklu yumurtlatma (süper ovulasyon) ve embriyo transferi gibi
biyoteknolojileri kullanan modeller koşulların uygun olması halinde
gelecekte dikkate alınabilirler.
5. Islah Programlarında Öngörülen Faaliyetler:
a) Populasyon Çalışma Alanını Tanımlama
Islah amacı tanımlandıktan sonra, ıslah programına doğrudan ve dolaylı
katılacak olan populasyonun ve bu populasyonun yaygın olduğu bölgeler
tanımlanır.
Populasyon tanımında, toplam inek sayısı, işletme sayısı, tohumlama
oranı gibi parametrelerin yanısıra populasyon analizi sonucunda elde
edilebilen (ekonomik öneme sahip özellikler bakımından) verim
seviyesi, kayıtlı ve kayıtsız inek sayısı gibi bilgiler açık bir
biçimde yer alırlar.
Programın uygulanacağı alanı tanımlarken, öncelikle ulaşım ve üretim
imkanları üzerinde durulur. Faaliyetleri etkiliyebilecek
organizasyonlar da bu tanım içerisinde yer almalıdırlar.
b) Islah Populasyonu
Soykütüğüne kayıtlı, verimleri kontrol edilen ve denenmiş ya da aday
boğa spermalarıyla tohumlanan ineklerin oluşturduğu grup, ıslah
populasyonu olarak adlandırılır. Islah çalışmaları bu populasyonda
yapılır ve burada elde edilen genetik ilerleme populasyonu oluşturan
diğer hayvanlara suni tohumlama yoluyla aktarılır.
Islah populasyonunun büyük olması damızlık çalışmalarının başarısını
doğrudan etkiler. Asgari sayı 10.000 baş inek olarak kabul edilebilir.
Bunun yanında ıslah populasyonunun ana populasyon içindeki payı en az
% 10 olmalıdır. Bu oran, populasyonu temsil etmek ve ona etkin ve
ekonomik hizmet etmek ile ilgilidir.
Islah populasyonunda yapılan soykütüğü, verim kontrolleri ve tohumlama
faaliyetlerinin ilgili talimatlara uygun bir şekilde yapılması
zorunludur.
c) Damızlık Değer Tahminleri
Damızlık değer tahmini talimatı gereğince her 6 ayda bir damızlık
değer tahminleri yapılır ve yayınlanır.
d) Boğa Analarının Seçimi
Damızlık değer sonuçlarına bağlı olarak en başarılı inekler boğa anası
adayı olarak seçilirler. Bu inekler görevli bir ıslah komisyonu
tarafından yerinde incelenerek uygun görülenlerin sahipleri ile
sözleşme yapılır. Sözleşme ineklerin komisyon tarafından önerilecek
bir boğanın spermasıyla tohumlanmasını ve erkek buzağı doğması
halinde, doğumu izleyen ilk 6-16 hafta içerisinde ıslah programını
yürüten kuruluşa, önceden belirlenen bir bedel karşılığında satışını
kapsamalıdır.
Her yıl aday boğa anası olarak seçilen inek sayısı, ıslah
populasyonundaki inek sayısının % 5’ini aşmamalıdır.
e) Boğa Babalarının Seçimi
Programın başarısının temelini oluşturan boğa babası seçimi, damızlık
değer tahminleri sonuçlarına bakılarak düzenli bir şekilde en az 6
aylık aralıklarla yapılır. Gelecek kuşakta damızlık olarak
kullanılacak boğaların elde edilmesi amacıyla boğa analarını
tohumlayacak olan bu boğalar, boğa anası sayısına bağlı olarak en az 2
baş/yıl seçilir.
Başka ıslah programlarından ve sürülerinden elde edilmiş seçkin
boğalar da boğa babası olarak kullanılabilir.
Kuşaklararası süreyi kısaltmak ve tohumlamaları planlı uygulayabilmek
amacıyla boğa babaları en fazla 1 yıllık bir süre için boğa analarını
tohumlamada kullanılırlar. Daha sonra bu boğaların spermaları damızlık
sürüyü oluşturan diğer ineklerin tohumlanmasında kullanılmak amacıyla
satışa sunulur.
f) Döl Kontrolü (Progeny Test)
Boğa babaları ve yapay tohumlamada kullanılacak diğer boğaları
belirlemek amacıyla, çiftleştirme programından elde edilen erkek
buzağılar bir program dahilinde düzenli olarak izlenir. Belirlenen
verim özellikleri dikkate alınarak en başarılı olanlar seçilir.
Başarısız olanlar kesime gönderilir ve spermaları imha edilir veya
ıslah programı dışındaki üretim sürülerinde kullanılır.
Döl Kontrolünde aşağıdaki özellikler dikkate alınmalıdır.
- Tohumlanan ineklerde geri dönmeme oranı (Non-Return) oranı
- Tohumlanan ineklerde ölü ve zor doğum olayları
- Deneme altındaki boğanın 1. laktasyonda bulunan ve tesadüfen
seçilmiş en az 20 kızının sınıflandırma sonuçları
- Deneme altındaki boğanın en az 30 kızının 305 gün süt verimi (yağ ve
protein verimleri gelecekte dikkate alınmalıdır).
6. Islah Programının Onayı ve Takibi:
- Islah programı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından
onaylandıktan sonra uygulamaya konulabilir.
- Programda yapılan her türlü değişiklikler Tarım ve Köyişleri
Bakanlığının onayına sunulmak zorundadır.
- Tarım ve Köyişleri Bakanlığı uygulamadaki gelişmeleri izlemek ve
sapma olması halinde onayını geri çekmek yetki ve sorumluluğundadır.
- Bir bölgede birden fazla kuruluş ıslah programı çalışması
yürütemez.
- Islah programını uygulayacak kuruluş, bölgede soykütüğü sistemi
veri toplamadan sorumlu kuruluştan kayıtları alabileceğine
dair taahhütname almalı, işbirliği protokolü yapmalıdır.
Damızlık Süt Sığırlarında Soykütüğü Talimatı
Amaç:
Hayvancılıkta verimliliğin temelini teşkil eden bir soykütüğü
sisteminin yürütülmesi amaçlanmıştır.
Tanım:
Soykütüğü; dünyaca tanınmış ve/veya Türkiye’de mahalli olarak
geliştirilmiş ırkların özelliklerini gösteren sığırların ırk
özelliklerinin ve verim seviyelerinin iyileştirilmesi amacıyla, teknik
açıdan genetik özelliklerini tespit ederek ırk ile ilgili üretim ve
seleksiyon aktivitelerini yönlendirmek ve bu sayede ekonomik
değerlendirmeyi yapabilmek için oluşturulan bir sistemdir.
Soykütüğü yalnızca damızlık hayvanların soy bilgilerini değil,
ekonomik açıdan önemli verim özellikleri ile ilgili bilgileri ve
bunlara ilişkin değerlendirme sonuçlarını da içermekte olup soykütüğü
sistemi aşağıdaki konu ve faaliyetleri içerir.
1- Tanımlama
2- Süt Verim Denetlemeleri
3- Sınıflandırma
4- Doğum, Buzağılama, Tohumlama ve Sürüden Ayrılma Kayıtları
5- Soykütüğü Belgesi
6- Islah Programı
7- Döl Verimi
8- Damızlık Değer Tahmini
Uygulama Şekli:
Soykütüğü sistemi 2 temel faaliyeti içerir:
a) Veri toplanması : Tanımlama, süt verim denetlemeleri,
sınıflandırma ve doğum, buzağılama, tohumlama, sürüden ayrılma
kayıtları konularınının yürütülmesi.
b) Toplanan verilerin : Soykütüğü belgesi, ıslah programı, döl verimi,
damızlık değer değerlendirilmesi tahmini konularının yürütülmesi.
- Soykütüğü sisteminin konuları ve sisteme hizmet eden faaliyetlerle
ilgili talimatlar ekler halinde verilmiştir.
- Soykütüğü sisteminin veri toplama ile ilgili unsurları, bir ilde
bir ırk için Bakanlık veya yetki verdiği bir kuruluş tarafından
Bakanlık talimatları doğrultusunda yürütülür.
- Soykütüğü sistemini yürütmek üzere Bakanlığa müracaat eden kuruluş;
bu faaliyette yararlanacağı imkanlarını (personel, araç, donanım,
laboratuar vb.) tanımlamak, en az bir yıllık çalışma programı
hazırlamak ve çalışmalarını tarafsızlık ilkelerine uygun olarak
gerçekleştireceklerini taahhüt etmek zorundadırlar.
Yetki verilen kuruluşun çalışmaları her yıl denetlenir ve kurallara
uymayanlardan yetki geri alınır.
TALİMAT NO: 1
Süt Sığırlarında Tanımlama
1. Amaç:
Sığırlarla ilgili faaliyetlerde sığırların tek tek tanınması ve
herhangi bir karışıklığa meydan vermeden kayıt edilmelerini sağlamak
bu talimatın amacıdır.
2. Tanımlama:
Bir işletmedeki tüm sığırlar tanımlanmak zorundadır.
Soykütüğü sistemine giren sığırların tanımlanmasında 2 unsur vardır.
A) İsim : Sığırlara aşağıdaki hususlar dikkate alınarak isim verilir.
- İsim, en fazla 30 harf ve aralıktan oluşmalı, toplumun din ve
ahlak kurallarına aykırı olmamalıdır.
- Dişilerde ananın, erkeklerde babanın isminin baş harfi ile
başlayan isimler tercih edilir.
- İsimlerde rakam kullanılmaz. Ör: Ayşe-2 vb.
- Aynı işletmede bir isim, 15 yıl geçmeden aynı cinsiyette bir
başka hayvan için kullanılamaz.
- İsim seçimi kurallar dahilinde olmak kaydıyla, yetiştirici
tarafından yapılır.
B) Numara:
1- Numaralama Sistemi: Numaralamada aşağıdaki sistem uygulanır.
- Bir hayvana verilecek numara 14 haneden oluşur.
- İlk iki hane ülke kodudur ve “TR” olarak işaretlenir.
- 3. ve 4. haneler (2 hane) il kodunu ( trafik il kodu )gösterir.
- 5. - 9. haneler ( 5 hane ) il içi işletme numarasıdır. Numara
yeterli olduğu sürece rakamlarla, daha sonra son hanesi harf olacak
şekilde belirtilir.
- 10.-14. haneler ( 5 hane ) il içi hayvan numarasıdır. Numara
yeterli olduğu sürece rakamlarla, daha sonra son hanesi harf olacak
şekilde belirtilir.
ÖRNEK: TR060001500028 - Türkiye’de, Ankara’da, 15 numaralı işletmede,
28 numaralı hayvan.
ÖRNEK: TR060001A0005C- Türkiye’de, Ankara’da, 1A numaralı işletmede,
5C numaralı hayvan.
- Bir sığıra verilmiş olan soykütüğü numarası; hayvanın yaşamı
boyunca taşıyacağı ve hiçbir şekilde değiştirilmeyecek (satış sonucu
il, işletme ve ülke değiştirme gibi gerekçeler dahil) bir numaradır ve
15 yıl içinde herhangi bir şekilde bir başka sığıra verilemez.
2- Numaralama Küpesinin Özellikleri:
- Hayvanların numaralanması, TKB-TÜGEM tarafından önerilen
kaliteli, 2 parçalı ve baskılı plastik numaralama küpeleri ile
yapılır.
- Plastik küpenin rengi sarıdır.
- Soykütüğü numarası, aşağıdaki örnekte görüldüğü şekilde basılır.
Numaralama küpesinde işletme numarasının yazılması şart değildir;
Çünkü sığırın numarası, işletme içi değil, il içi seri numarasıdır.
İstendiğinde boşluk kısmına silinmeyen kalemle yazılabilir.
- Küpenin üst kısmında soykütüğü konusunda Bakanlıktan yetki alan ve
küpeyi takan kuruluşun simgesi veya kısaltılmış adı bir daire içinde
basılır. Bu simgenin çapı en az 1.5 cm dir.
- Orta kısmında ülke ve il (trafik) kodu yazılır. Bu bölümde yer alan
harf ve numaraların büyüklüğü 0.8 -1.00 cm dir.
- En alt kısmında hayvanın il içi numarası yazılır. Buradaki rakamlar
1.5 –2.0 cm arasında değişebilir.
- Rakam ve harf gruplarının birbirinden uzaklığı en az 0.5 cm dir.
- Plastik küpenin arka parçasına yalnızca hayvanın il içi seri
numarası yazılır ve rakam büyüklükleri en az 1 cm dir.
3. Numaralama Küpesinin Takılması:
- Bir ilde numaralama küpesi düzenleme ve takma TKB-TÜGEM veya yetki
verdiği kuruluş tarafından yapılır.
- Bir işletmede doğan buzağılar 6 hafta içerisinde numaralanır.
Yetiştirici numaralamanın zamanında yapılmasından sorumludur.
- Küpe, hayvanın sol kulağına takılır; fakat istenirse 2 kulağa da
aynı numara takılabilir.
- Bir hayvana verilen soykütüğü numarası, Türkiye’nin her yerinde
geçerli olup hiçbir şekilde değiştirilemez.
- Takılan bir küpenin herhangi bir şekilde düşmesi halinde gerekli
saptamadan sonra boş bir plastik küpeye silinmeyen (permanent) bir
kalemle numaranın tamamı veya en azından il içi hayvan numarası (son 5
hane) yazılarak yeniden hayvanın kulağına takılır.
4. Soykütüğüne Yeni Kayıt:
- Sistemin dışında olup da soykütüğüne girecek sığırların herbiri
için EK 1’deki “Soykütüğüne Kayıt Formu” doldurulur ve ildeki
soykütüğü bilgi işlem merkezinde dosyalanır.
- Sığırların soykütüğüne ilk kez kayıt edilebilmeleri için Tarım
İl Müdürlüğü veya yetki verilen kuruluşun uzmanları tarafından sığırın
ilgili ırkın özelliklerini gösterdiğine dair onayı aranır.
“Soykütüğüne Kayıt Formu”nun ilgili uzman tarafından imzalanmış
olması, sözkonusu onayın alınmış olduğu anlamını taşır. Form uzman ve
yetiştirici tarafından imzalanmak zorundadır.
- İthal edilen damızlık sığırlar orjinal kulak numaraları
değiştirilmeksizin ulusal soykütüğüne kayıt edilirler. Bu hayvanlara
yeni soykütüğü numarası verilmez ve yeni küpe takılmaz. Ancak; metal
kulak küpesi taşıyan sığırların tanınmasını kolaylaştırmak amacıyla,
bu sığırlara, orjinal numaralarının eksiksiz bir şekilde yazıldığı
plastik kulak küpesi takılabilir. Kulak numarasında (küpesinde) ülke
kodu olmayan sığırlar, geldiği ülkeye göre aşağıdaki ülke kodu başa
getirilerek kayıt edilirler.
5. Spermaların Kaydı:
a) Yerli Üretim: Soykütüğüne kayıtlı olmayan yerli üretim
spermaların kaydında, boğanın üretici kuruluş veya firma tarafından
hazırlanan katalogu veya belgesi olmak zorundadır. Bilgi ve belgesi
olmayan boğalar soykütüğüne kayıt edilemez. Belgedeki bilgiler
soykütüğüne kayıt edilir ve belge dosyalanır.
b) İthal Sperma: Soykütüğüne kayıtlı olmayan ve ithal edilmiş
spermalar, damızlık belgesindeki bilgilere göre soykütüğüne kayıt
edilir. İlgili damızlık belgesi, ithalatçı firma veya Bakanlıktan
temin edilir.
EK: 1
TALİMAT NO: 2
Süt Sığırlarında Süt Verim Denetlemeleri
1. Amaç:
Türkiye damızlık sığır yetiştiriciliğinde verim kontrolleri
çalışmalarını uluslararası standartlara uygun bir şekilde düzenlemek
ve birörnekliliği sağlamak amaçlanmıştır.
2. Temel Esaslar:
a) Verimleri denetlenecek her bir ineğin kontrol gününde verdiği süt
miktarı, sütündeki yağ ve imkanlar ölçüsünde protein oranları
belirlenir.
b) Verimleri denetlenecek ineklerin “Tanımlama” talimatnamesi uyarınca
numaralanmış ve soykütüğüne kayıt edilmiş olması zorunludur.
c) Bir işletmede bulunan aynı ırktan tüm ineklerin verimleri
denetlenir.
3. Yetki:
Bir ilde süt verim denetlemelerini yapma yetkisi, Bakanlıkça soykütüğü
sistemini yürütmeye yetkili kılınan kuruluşa aittir.
Süt verim denetlemelerini yapma yetkisi almak üzere Bakanlığa müracaat
eden kuruluş, bu faaliyette yararlanacakları imkanlarını (personel,
araç, donanım, laboratuar vb.) açık bir şekilde tanımlamak ve
çalışmalarını tarafsızlık ve objektiflik ilkelerine uygun olarak doğru
biçimde gerçekleştireceklerini taahhüt etmek zorundadırlar.
Sütte yağ, protein vb. analizleri yapmak üzere, gerektiğinde başvuran
kuruluşa ait olmayan bir laboratuardan da yararlanılabilir.
4. Denetleme Yılı:
Denetleme yılı 365 gün, artık yıllarda 366 gün olup her yıl 1 Ocak’ta
başlar.
5. Personel:
Süt verim denetlemeleri ile ilgili görevlendirilecek personel (uzman,
denetmen veya kontrolör) ile yetiştiriciler, Bakanlığın tespit edeceği
aralıklarla Bakanlık veya yetki verilen kuruluş tarafından düzenlenen
veya düzenlettirilen eğitim çalışmalarına katılırlar.
Denetmenlere, yetkilendirilen kuruluş tarafından görevlerine dair bir
belge verilir.
6. Yöntem:
Süt verim denetlemelerinde aşağıdaki iki yöntemden birisi kullanılır.
a) A-Yöntemi (Memur): Denetlemeler görevlendirilen ve yetki verilen
kişilerce yapılır.
b) B-Yöntemi (Beyan): Denetlemeler yetiştirici tarafından yapılır veya
yaptırılır.
7. Çalışma Kuralları:
- Günde 2 sağım yapılan işletmelerde denetleme akşam sağımıyla
başlar, sabah sağımıyla bitirilir. Günde 3 sağım yapılan işletmelerde
ise denetlemeye öğle sağımıyla başlanır ve sabah sağımıyla tamamlanır.
- Denetleme tarihi akşam sağımının yapıldığı tarihdir.
- Laktasyona yeni başlayan bir ineğin süt verimi en erken
buzağılamayı izleyen 5. günün akşamı kontrol edilir.
- Denetlemeler, denetleme yılı içerisinde yağ ve protein oranı
için 3 ayı geçmeyen aralıklarla en az 4 defa yapılmalıdır.
- Denetmen önemli bir gerekçe olmaması halinde, yıl boyunca geçerli
olan bir denetleme programını (süt ölçüm tarihleri) yetiştiricinin de
onayını alarak hazırlar.
- Yetiştirici veya verim kontrolörü hazırlanan program uyarınca her
ayın belirli bir gününde süt verimini ölçmek ve bilgi işlemden
kendisine verilen formlara kayıt etmekle yükümlüdür.
- Denetmen, denetleme programında öngörülen kontrol tarihini
izleyen gün dolu formları almak ve bir sonraki ay için boş formları
iletmek üzere işletmeyi ziyaret eder.
- Denetmen, bu talimatnameye uygun olarak süt verim denetlemeleri
yapma koşullarının işletmede olup olmadığına karar verir ve bu
koşullara sahip olmadığını belirlediği işletmeleri, koşulları
sağlayıncaya kadar süt verim denetlemelerinden çıkarır. Bu süre 6 ayı
geçerse, işletme soykütüğü sisteminden de çıkartılır.
- B-Yönteminde (beyan), verilerin doğru olmadığını tespit eden
denetmen birinci uyarıdan sonra tekrar yanlış bilgi veren işletmenin
soykütüğünden çıkarılması için tutanak tutar, yetiştiriciye uyarı
yazısı yazılır ve yanlış bilgi vermenin tekrarı durumunda işletme
soykütüğünden çıkarılır.
8. Süt Miktarı, Sütte Yağ ve Protein Oranının Belirlenmesi, Süt
Örneklerinin Alınması
- Verim tespiti amacıyla yapılan denetleme sağımları sırasında her
bir ineğin süt verimi, soykütüğü sistemini yürüten kurumca sağlanan,
asgari 250 gr duyarlı ölçekli süt ölçüm kovası veya süt ölçüm
aletleriyle belirlenir.
- Yetkili kuruluş tarafından verilmeyen veya uygun görülmeyen
aletler süt verimini belirlemede kullanılamaz. Ölçümde kullanılan
aletler yılda en az bir kez mutlaka denetmen tarafından incelenir ve
kullanımına izin verilen aletler kullanılabilir.
- Kullanılan aletlerin güvenilirliklerinden yetiştirici sorumlu
olup, herhangi bir şüphe halinde süt verim denetlemeleri yinelenir
veya daha önceki kontrol sağımları dikkate alınarak o dönem verimi
tahmin edilir; bunlar mümkün olmaz ise işletmeden alınan veriler iptal
edilir.
- Denetleme dönemi, yani iki verim kontrolü aralığı 25 günden
kısa, 35 günden uzun olamaz.
- İşletme sahibi veya verim kontrolörü, her ay sağılan her bir
ineğin ne kadar süt verdiğini ölçmek, elde ettiği değerleri süt
kontrol formlarına işlemek ve bu formları bilgi işlem merkezine
iletmekle yükümlüdür.
- İşletme sahibi, süt kontrollerini yapacağı günleri denetmenle
birlikte planlamak ve hazırlanacak bu plana uymak zorundadır.
- Bilgi işlem, işletmeden gelen verileri en kısa sürede bilgisayara
kaydetmek ve en geç 35 gün içerisinde ilgili formları ve işletmeye
gidecek bilgileri işletmeye göndermek zorundadır.
- Yetkili kuruluş tarafından yetiştiricinin kullanımına sunulacak olan
sütte yağ ve protein oranı tespitinde kullanılacak süt örneği şişeleri
birörnek olmalıdır.
- Sütte yağ ve protein tespiti amaçlı çalışmalar işletmede en az
yılda 4 defa (eşit aralıklarla ve en fazla 3 ay aralıklarla)
yapılacaktır. Bir bireyin bu bilgilerinin değerlendirmeye alınabilmesi
için her laktasyon için en az 3 kontrol sonucu bulunmalıdır.
- Süreç içerisinde hedef, yağ ve protein oranları tespitinin aylık
aralıklarla yapılmasıdır.
- Süt örnekleri denetleme günü boyunca (24 saat) yapılan
sağımlarda elde edilen sütü temsil edecek şekilde alınır. Numune
memeden değil sağım bitiminde toplam sütten alınır .Süt numuneleri
alımında aşağıdaki iki yöntemden birisi kullanılır:
a) Önce akşam sağımında elde edilen süt karıştırılarak süt örnek
şişesinin yarısı kadar şişeye doldurulur ve şişenin ağzı derhal sıkıca
kapatılır. Daha sonra sabah sağımından alınan eşit miktardaki süt
şişeye doldurulup sıkıca kapatıldıktan sonra taşıma kabına konur.
b) Süt örnekleri, almaşıklı yöntemle birincide sabah sağımından elde
edilen sütten, takip eden ikincide akşam sağımından elde edilen sütten
alınıp, şişeye doldurulup sıkıca kapatıldıktan sonra taşıma kabına
konur.
- Süt numunesi alındıktan sonra şişenin üzerine ineğin numarası
yazılır ve ilgili forma kayıt edilir.
- Süt numuneleri analiz için en kısa sürede ve uygun koşullarda
yetkili kuruluşa ait veya anlaşmalı bir laboratuara gönderilir.
9. Süt Verim Denetlemelerinde Güvenilirlik
- Güvenilirlik tespiti, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı veya
Soykütüğü Sistemini yürütmekle yetkili kuruluş tarafından yapılır.
Güvenilirlik tespiti için görevlendirilecek kişiler tarafsız olup,
halen süt verim kontrolü yapmakta olan kişiler (verim kontrolörü)
güvenilirlik tespiti görevini üstlenemezler.
- Güvenilirlik tespiti, beyan yöntemiyle yapılan süt verim
kontrollerinde her ay işletmelerin en az % 5’inde yapılır. Memur
yönteminde ise en az %1’inde güvenilirlik tespiti yapılır.
- Güvenilirlik tespiti, verim kontrolü yapılan günün hemen
ertesinde 1-3 gün içerisinde yapılır. İnekler normal sağım saatlerinde
sağılır.
- Güvenilirlik tespitinde elde edilen sonuçlar, süt verim
denetlemelerinde alınan sonuçlarla karşılaştırılır ve aşağıdaki
sapmalar belirlenir. Bu bilgilere dayalı olarak güvenilirlik hakkında
karar verilir.
a) İnek başına bireysel sapmalar ve bunların ortalaması
b) Güvenilirlik tespiti ile süt verim kontrolü değerleri arasındaki
sapmaların standart sapması test edilip (eş yapma ile mukayese veya T
testi ile) doğruluğu belirlenir.
- Beyan yönteminde, yetiştirici tarafından bildirilen sonuçların
doğruluğundan şüphelenildiğinde kontrol gününden sonra en geç 1 hafta
içinde denetim sağımı denetmenlerce yapılır. Aynı zamanda
yetiştiricinin süt alıcılarına sattığı günlük süt miktarları ile
ilgili kayıtlar alınır ve bildirilen sonuçlar ile karşılaştırılır.
- Herhangi bir şekilde hile olduğu saptanan veriler değerlendirme
dışı bırakılır ve bu durum ilgili yerlere (bilgi işlem, yönetim vb.)
bildirilir.
- Süt verimini yükseltmek amacıyla hormon kullanımı yasaktır.
10. Süt Verimini Hesaplama Yöntemi
A- Denetleme döneminde mutlak süt veriminin hesaplanması
Kontrol sağımları sırasında belirlenen süt verimleri, kullanılan
aletlerin sağlıklı olması halinde herhangi bir düzeltme yapılmaksızın
mutlak süt verimi olarak kabul edilirler; ancak hasta olan veya yavru
atan ineklerin durumu mutlaka kontrol formunda belirtilir ve bu
bilgiler soykütüğüne (bilgisayar programına) kayıt edilir.
Hesaplamalarda TRAPEZ veya INTERPOLASYON YÖNTEMİ olarak tanınan yöntem
kullanılır. Buna göre, denetleme dönemi, bir önceki denetleme günü ile
bir sonraki denetleme günü arasında kalan süredir. Bu süre 25 günden
kısa, 35 günden uzun olamaz.
- Dönem başında ve sonunda belirlenen süt verimlerinin ortalaması,
denetleme döneminin ortalama günlük süt verimi olarak kabul edilir. Bu
ortalama verim ile denetleme dönemindeki gün sayısı çarpıldığında
aylık süt verimi elde edilir.
- Buzağılamadan sonra yapılan ilk kontrolde elde edilen süt
verimi, buzağılamadan ilk kontrol tarihine kadar geçen sürede ortalama
günlük süt verimi olarak kabul edilir.
- Kuruya çıkmadan önce yapılan kontrolde belirlenen süt verimi,
kuruya çıkıncaya kadarki süre için ortalama günlük süt verimi olarak
kabul edilir.
- Kuruya çıkma tarihi belirsiz ise, ortalama dönem süresinin
yarısı kadar süreyle ineğin sağıldığı kabul edilerek son dönem için
hesaplama yapılır.
- Kuruya çıkmadan buzağılayan ineklerin tamamladığı laktasyonun
son dönem süresi, buzağılamadan bir gün öncesine kadar sürdüğü kabul
edilir.
- Kontrol döneminde sürüden çıkarılmış olan ineklerin aylık süt
verimi, sürüden çıktığı tarihe kadar hesaplanır.
B- Eksik verilerin tahmin edilerek tamamlanması
- Eksik veri tahmini sadece bir dönem için yapılır.
- Denetleme yapılmayan bir dönem için, yani iki bilinen kontrol
arası süre 35 günden uzun 70 günden kısa ise önceki ve/veya sonraki
dönemde elde edilen veriler kullanılarak ölçüm yapılmayan o dönem için
hesaplanır.
- Eksik olan dönem öncesi ve sonrasındaki denetleme sonuçları
belirlenmiş ise bunların ortalaması eksik dönemin değeri olarak kabul
edilir.
- Buzağılama tarihi ile ilk kontrol tarihi arasındaki süre 70
günden fazla ise laktasyon verim hesabı yapılmaz. 70 günden az ise
belirlenmiş olan süt verimi (yağ ve protein oranları dahil) tüm dönem
için geçerli kabul edilir.
- Kontrol yapılmayan dönemden bir sonraki dönemde inek kuruya
çıkmış ise bir önceki dönemin süt verimi değerinin yarısı, protein ve
yağ oranlarının aynısı eksik dönemin verimi olarak kabul edilir.
- Kontrol yapılmayan bir dönemden bir sonraki dönemde inek sürüden
çıkmış ise ve eksik kontrolden önceki iki döneme ait süt verimleri
biliniyorsa (a ve b), bunların ortalamasından farkları çıkarılarak
eksik dönem hesaplanır ( (a+b)/2 - (a-b) ). Aksi halde, eksik dönem
için hesaplama yapılmaz.
C- Yağ ve protein verimlerinin hesaplanması
- Yağ ve protein verimlerinin hesaplanmasında önceden süt verimi
için tanıtılan yöntem kullanılır.
- Oran olarak belirlenen yağ ve protein değerleri, sözkonusu
dönemin süt verimi ile çarpılarak yağ ve protein verimi bulunur.
D- Hesaplanacak verimler
Yapılan verim denetlemelerinden elde edilen veriler kullanılarak her
bir inek için aşağıdaki değerler hesaplanır.
- 305 gün laktasyon süt verimi. 305 günden az süren laktasyonların
uzunluğu, kendi süreleri kadar kabul edilir, süt verimi için 305 güne
kadar süt veriyormuşcasına işlem yapılmaz.
- Ortalama 305 gün laktasyon süt verimi
- Yağ ve/veya protein oranı
- Yağ ve/veya protein verimi
- Yıllık süt verimi
- Ortalama yıllık süt verimi
- Ömür boyu süt verimi
Ayrıca, Ortalama işletme (sürü) verimi de hesaplanır.
E- Verilerin güvenilirlikleri
- Herhangi bir şekilde hile olduğu saptanan veriler değerlendirme
dışı bırakılır.
- Bilimsel sınırlar dışında kalan veriler değerlendirmeye tabii
tutulmaz.
11. Verilerin Korunması ve Muhafazası
Her işletme için her bir denetleme dönemi ve yılı ile ilgili verim
kontrol sonuçları kaybolmayacak ve karıştırılmayacak bir şekilde kayıt
edilir.
Laktasyon veya yıllık süt verimi hesaplamalarında kullanılan kontrol
verilerinin en az 2 yıl süreyle yararlanılabilir halde korunması
gereklidir.
12. Yıllık Süt Verimlerinin Hesaplanması
- Yıl boyunca (Ocak-Aralık) yapılan tüm kontrollerde işletmede
olduğu belirlenen inekler, yılın ilk 2 ayında buzağılamış olan düveler
ve yılın son 2 ayında sürüden çıkarılmış olan ineklerin süt verimleri
365 (veya 366) gün üzerinden hesaplanır ve “A” ile işaretlenirler. Bu
gruba girmeyen inekler ise “B” ile işaretlenirler ve bunlar için kısmi
yıllık verimler hesaplanır.
- Yıllık süt verimi hesaplamasında A grubu inekler için 365 gün
esas alınırken, B grubu inekler için sağılmaya başladıkları günden
itibaren veya sürüden çıkarıldıkları güne kadar geçen süre dikkate
alınır. İşletmedeki inek sayısı da buna göre hesaplanır. Burada her
bir A ineği 1 olarak kabul edilirken, B inekleri işletmede
göründükleri gün sayısının 365 güne oranı kadar dikkate alınırlar
(örneğin 183 gün görünen inek 0.5 baş olarak kabul edilir).
- Süt verimi hesaplanmasında TRAPEZ yöntemi kullanılır.
13. Kısmi Verimlerin Tahmin Edilmesi
- Damızlık değer tahminlerinde kullanılan laktasyon sayısının
artırılması, laktasyonunu tamamlamamış ineklerin de değerlendirilmeye
alınarak erken yaşta damızlık değerlerinin hesaplanabilmesi amacıyla,
en az bir verim kontrolü bilinen laktasyon süt verimleri, kısmi verim
katsayıları kullanılarak tahmin edilir.
- Kısmi verim katsayıları her yıl sonunda mevcut veriler kullanılarak
yeniden tahmin edilir.
14. Rapor
Soykütüğü sistemini yürütmekle yetkili kuruluş, her yılın sonunda
yetkili makamlara ayrıntılı bir rapor hazırlayıp sunmakla yükümlüdür.
Raporda yıl içinde yapılan çalışmalar, mevcut durum, sonuçlar,
karşılaşılan sorunlar ve izleyecek yıl için planlanan çalışmalar
hakkında aydınlatıcı bilgiler bulunur.
TALİMAT NO: 3
Damızlık Sığırlarda Dış Görünüşe Göre Sınıflandırma
1. Amaç
Daha yüksek süt, et ve döl verimli, daha dayanıklı ve uzun ömürlü
hayvanların elde edilmesine yardımcı olacak dış görünüş özelliklerden
yararlanarak damızlık sığırların sınıflandırılmalarında birörnekliği
sağlamak bu talimatın amacıdır.
2. Tanım
Bir hayvanın damızlık için uygunluğunu belirlemek amacı ile süt, et ve
döl verimleri gibi ölçülebilen özellikleri yanında ekonomik açıdan
önemli olmalarına rağmen ancak görsel olarak belirlenebilen
özelliklerine de bakılmalıdır. Bu amaçla hayvanın dış görünüş
özelliklerinin belirlenmesine “Dış Görünüşe Göre Sınıflandırma”
denilir.
3. Yetki
- Sınıflandırma faaliyeti, soykütüğü sistemini yürütmekle yetkili
kuruluşlarca yapılır.
- Dileyen her kişi sınıflandırma yapamaz.
- Sınıflandırma uzmanları, Bakanlığın veya yetkili kuruluşların
düzenleyeceği merkezi bir yerde toplu eğitimden geçmiş olmak
zorundadır.
- Sınıflandırma, kişisel bir değerlendirme olup, ölçü ve tartıya
değil sınıflandırmayı yapan kişinin değer yargısına dayanır. Bunun
için sınıflandırmacıda olması gereken özellikler şunlardır:
- Sınıflandırması yapılan ırkı çok iyi tanımalıdır.
- Sınıflandırmacı hayalinde ırkın ideal tipini şekillendirmeli ve bu
idealden ayrılan noktaları kolayca görebilmelidir.
- Sınıflandırmacı bu konularda eğitim görmüş olmalıdır.
- Diğer sınıflandırmacılarla aralarında fark olmaması için toplu
eğitimlere katılmış olmalıdır.
- Yeterli tecrübeye sahip olmalıdır.
4. Sınıflandırma Zamanı
- Her inek 1. buzağılamasından sonra 2. - 5. aylar (30 - 150 gün)
arasında mutlaka sınıflandırılır.
- İleriki laktasyonlarda sınıflandırma istenirse tekrarlanabilir.
- Her hayvan hayatında en az bir kere buzağılamasından sonraki 2.
- 5. aylar (30 - 150 gün) arasında mutlaka sınıflandırılır.
5. Sınıflandırma Yöntemi
Dış görünüş özelliklerine göre sınıflandırmada farklı amaçlara hizmet
eden 2 yöntem vardır. Sınıflandırma yaparken her iki yöntem birden
kullanılacaktır.
A) 100 puan üzerinden sınıflandırma:
- İnekler 100 puan üzerinden değerlendirilir ve aldıkları puana
göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılır.
> 90 Mükemmel : Bir inek ancak 3. buzağısından sonra bu puana
ulaşabilir.
85 -89 Çok iyi : 1. ve 2. laktasyondaki ineklerde maksimum puan 88 dir.
Bunlar içinden boğa anaları seçilir.
80 - 84 İyi : Damızlık kullanım
75 - 79 orta : Damızlık Kullanım
70 - 74 Yeterli : Damızlık Kullanımda dikkat !
65 – 69 Zayıf : Sürüden çıkarılması faydalı
- Damızlık sığırlar 100 puan üzerinden sınıflandırılırken vücut 4
bölüme ayrılarak değerlendirilir. Her bir bölümün toplam puandaki
ağırlığı da farklıdır.
a) Süt Tipi : % 15
b) Beden : % 20
c) Ayak ve Bacaklar : % 25
d) Meme : % 40
- Her bölüm 100 puan üzerinden değerlendirmeye tabii tutulur. Daha
sonra 100 üzerinden bulunan bu 4 değer her bölüme verilen ağırlık
oranı ile çarpılarak toplanır ve 100 üzerinden sınıflandırma puanı
bulunur.
B- Doğrusal (Linear) tanımlama:
- Bu yöntemde inekler iyi ya da kötü olarak sınıflandırılmaz, dış
görünüş bakımından mevcut durum ortaya konur. Amaç, değerlendirme
değil tanımlamaktır.
- Doğrusal tanımlama yöntemi, boğaların kızlarının dış görünüşüne
bakarak o boğanın döllerinin dış görünüş özelliklerinin tesbitinde
kullanılır.
- Yöntemin bir diğer önemli kullanım alanı, amaçlı çiftleştirmedir.
Islah amaçlı çiftleştirme yapabilmek için boğaların ve
çiftleştirilecek hayvanın dış görünüş özelliklerinin bilinmesi
gerekir. Aksi halde dış görünüş ihmal edilecek ve sadece verimlerine
göre rastgele çiftleştirme yapılacaktır ki, bu da gelecek nesilin amaç
doğrultusunda değiştirilmesini imkansız kılacak, gelecek nesil şansa
bırakılmış olacaktır.
- Doğrusal tanımlamada uluslararası kabul görmüş 14 standart
özellik olup Türkiye’de de bu özellikler ile hayvanları daha iyi
tanımlamamızı sağlayacak 3 özellik daha olmak üzere toplam 17 özellik
kullanılacaktır. Bu özellikler Ek 1 ve Ek 2’de verilmiştir.
- Her bir özellik için (1. özellik olan vücut yüksekliği hariç) 1-9
arası puanlama yapılır. Bu puanlama Ek 2’deki şemalarda olduğu gibi
yapılır.
C- Boğaların kendi özelliklerinden yararlanarak sınıflandırma
- Damızlık adayı boğalarda sınıflandırma 1 yaş dolayındayken
yapılır. Sınıflandırmanın başarılı olabilmesi amacıyla aday boğalar
toplu olarak ve halka açık bir ortamda değerlendirilir.
- Kalıtsal hastalık ve deformasyonlar değerlendirmede dikkate
alınır.
6. Sınıflandırma Kapsamındaki Özellikler
Sınıflandırmada kullanılan özellikler, hayvanların verim
potansiyellerini tahmin etmede yararlanılabilecek özellikler
olmalıdır. Damızlıkta kullanmayı önleyen özellikler de sınıflandırma
kapsamında değerlendirilir. Sözkonusu özellikler Ek 1, Ek 2 ve Ek 3’de
belirtilmiştir.
7. Toplanacak ve Değerlendirilecek Asgari Veriler
Sınıflandırılan sığırlar ile ilgili en azından şu bilgilerin
toplanması ve bilgi işlem merkezine bildirilmesi gerekir. Bilgi
işlemde olan bilgilerin tekrar bildirilmesine gerek yoktur.
- İneklerde: Kulak numarası, buzağılama ve sınıflandırma tarihleri,
laktasyon sayısı, sınıflandıran uzmanın kodu (veya adı,soyadı)
- Boğalarda: Kulak numarası, doğum ve sınıflandırma tarihleri,
sınıflandıran uzmanın kodu (veya adı,soyadı)
8. Sınıflandırmada Kayıt İşlemi
- Sınıflandırmacı, sınıflandırma yapılacak işletmeye giderken iki
suret olarak hazırlanacak formu yanına alacak ve ilgili bilgileri ve
değerlendirme sonuçlarını bu forma kaydedecektir.
- Sınıflandırma formu bir işletmedeki 5 hayvan için kullanılabilir.
Beşden fazla hayvan değerlendirilecekse ikinci bir form kullanılır.
- Bu formun bir sureti işletmeciye bırakılacak ve boğa seçiminde
kullanımı için bilgi verilecek, diğer nüshadaki bilgiler bilgisayara
kaydedildikten sonra dosyalanacaktır.
Form (Ek 3) 5 ana bölümden oluşmaktadır.
1.Bölüm:
- İşletme No: İşletmenin soykütüğü numarası yazılır.
- İşletme Sahibi: işletmenin sahibinin adı ve soyadı yazılır.
- Adres: İşletmenin bulunduğu köy, ilçe ve ili yazılır.
- Tarih: Sınıflandırmanın yapıldığı günün tarihi yazılır.
- Sınıflandırmacı: Sınıflandırmayı yapan uzmanın adı soyadı yazılır.
2. Bölüm:
- İnek No: Değerlendirilecek ineğin kulak numarası yazılır.
- Laktasyon No: Değerlendirilecek ineğin kaçıncı laktasyonu olduğu
yazılır.
- Son Buzağılama Tarihi: Değerlendirilecek ineğin son buzağılama
tarihi yazılır.
3. Bölüm: 100 puan üzerinden sınıflandırma
- Süt Tipi : 100 puan üzerinden sınıflandırma puanı
yazılır.
- Beden : 100 puan üzerinden sınıflandırma puanı
yazılır.
- Ayak ve Bacaklar : 100 puan üzerinden sınıflandırma puanı yazılır.
- Meme : 100 puan üzerinden sınıflandırma puanı
yazılır.
4. Bölüm: Doğrusal Tanımlama
Buradaki 17 özellik için 1 - 9 arası puanlama yapılır ve yazılır.
1. özellik ( vücut yüksekliği) cm olarak ölçülür ve yazılır.
5. Bölüm: Eksiklikler / İzlenimler
Hayvanda görülen eksiklikler / izlenimler (X) işareti ile tespit
edilir.
Döl Verimi
1. Amaç:
Bu talimatname, damızlık olarak kullanılan boğa ve ineklerin döl
veriminin belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.
2. Yetki:
Damızlık boğa ve ineklerin döl verimleri ile ilgili kayıtların
tutulmasına ve elde edilen verilerin değerlendirilmesine Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı ve/veya soykütüğü sistemini yürütme yetkisini alan
kuruluş yetkilidir.
3. Temel Esaslar:
- Tohumlamada kullanılan boğa ve diğer hayvanlar ilgili talimata
göre numaralanmış ve kayıt altına alınmış olmalıdır.
- Gerek duyulan tohumlama kayıtları ilgili talimat uyarınca ve
güvenilir olmalı, bununla ilgili önlemler alınmalı.
- Buzağılama kayıtları ilgili talimatlar uyarınca doğru ve
güvenilir olmalı.
4. Döl Verimi Ölçütleri:
a) Boğanın Aşma Davranımı:
Tohumlamada kullanılan boğalarla ilgili libido, suni vajeni kabul etme
ve sperma sağım sayısı özellikleri bu kriter için sperma üretme
merkezlerinde kayıt edilirler.
b) Sperma Kalitesi:
Sperma miktarı (mililitre olarak ejekulat) payette çözülmeden sonra
sperma yoğunluğu ve hareketi.
c) Geri Dönmeme Oranı (Non-Return-Rate):
Geri dönmeme oranı (GDO), boğaların tohumladığı inekler ve kızları
dikkate alınarak iki şekilde hesaplanır. Boğalar için yapılan
hesaplamalarda boğanın kendisine ait veriler kullanılırken, dişiler
için boğa kızlarına ait verilerden yararlanılır.
Boğalar için GDO, tohumlamadan sonra 56. güne kadar tekrar kızgınlık
göstermeyen ineklerin oranı olarak hesaplanır (Tohumlama günü
hesaplama dışıdır). Kızlara dayalı GDO ise bir boğanın kızlarının 90.
güne kadar yeniden kızgınlık göstermeyenlerin oranı anlamına gelir.
d) Tohumlama indeksi:
Gebelik başına ortalama tohumlama sayısı anlamını taşır. Bu Süre en
fazla 1. tohumlamadan sonraki 120 günlük dönemi kapsar. Bu dönem
içinde sürüden çıkarılan ve bir daha verileri kayıt edilemeyen inekler
de (gebe kalmış kabul edilerek) tohumlama indeksi hesaplamasına dahil
edilir.
Aynı günde yapılan birden fazla doz sperma ile tohumlama değerlendirme
dışı bırakılır.
e) Buzağılama - İlk Tohumlama Arası Süre:
Buzağılama tarihi ile 1. tohumlama arasında kalan süredir. Buzağılama
günü değerlendirme dışı bırakılır.
f) Servis Periyodu ( Buzağılama - Gebe Kalma Arası Süre):
Buzağılama tarihi ile en son tohumlama tarihi (gebe kaldığı tarih)
arasında geçen süredir. Buzağılama günü değerlendirme dışı bırakılır.
g) Buzağılama Aralığı:
İki buzağılama arasında geçen süredir.
h) Doğan Buzağı Sayısı ve İkizlik Oranı:
i) Doğum Tipi:
Doğum tipi üçe ayrılır ve şu şekilde kayıt edilir.
- Normal doğum: Bir kişinin yardımıyla mekanik yardım malzemesi
kullanılmadan gerçekleşen doğumlar,
- Zor doğum: Çok sayıda kişi ve mekanik yardım malzemesi
kullanılarak veya Veteriner Hekim müdahalesi ile gerçekleşen doğumlar,
- Ölü Doğum: Doğumda buzağının ölü olarak doğması.
j) Sürüden Çıkarılma Nedenleri:
Sürüden çıkarılma nedenleri aşağıdaki şekilde gruplanabilir ve
kodlanarak soykütüğüne kayıt edilir:
- Damızlık veya üretim amaçlı satış,
- Kasaplık satış,
- Ölüm
- Yaşlılık,
- Verim düşüklüğü,
- Döl tutmama,
- Hastalık,
- Dış görünüş (sınıflandırma) yetersizliği,
- Meme yangısı,
- Ayak Bozuklukları,
- Diğer (isteğe bağlı sebepler).
5. Değerlendirme:
En azından aşağıdaki değerlerin hesaplanması ve kullanıma sunulması
zorunludur:
a) Boğalar için:
- GDO, 56. güne göre (tohumladığı ineklerden erkeklere ait döl
verimi)
- GDO, 90. güne göre (dişi döllerinden)
- Doğum tipi grupları oranı: Aday boğalarla çiftleştirilen tüm
dişilerin buzağılamaları dikkate alınır. Ölü, ikiz ve çoğuz doğumlar
hesaplama dışı tutulur.
b) İnekler için:
- Doğan buzağı sayısı,
- Ortalama buzağılama aralığı.
6. Yayınlama:
- Boğalara ait GDO değerleri 56. gün esasına göre en az 300
tohumlamasından, 90. gün esasına göre ise en az 50 kızından veriler
elde edildiğinde hesaplanır ve yayınlanır.
- Doğum tipi ve buzağı kayıpları ile ilgili sonuçlar, en az 50
ilkine buzağılamış inekten veya 150 inekten elde edilmiş ise
yayınlanır.
- Boğa ve ineklerle ilgili döl verim sonuçları yılda en az bir kez
yayınlanır (Bülten veya konu ile ilgili bir yayında).
SIĞIRLARIN SÜNGERİMSİ BEYİN HASTALIĞI
(Bovine Spongiform Encephalopathy)
Bovine spongiform encephalopathy (BSE), sığırların merkezi sinir
sistemini etkiliyen, yavaş ilerleyen, dejeneratif ve ölümle sonuçlanan
bir hastalığıdır. Hastalık yaygın olarak “Deli inek hastalığı” (mad
cow disease) olarakta isimlendirilmektedir.
BSE nakledilebilir spongiform encephalopathy (Transmissible spongiform
encephalopathy-TSE) grubunda yer alan bir hastalık olarak
sınıflandırılmaktadır.
Hastalık ilk defa Kasım 1986’da İngiltere’de teşhis edilmiştir. Daha
sonra Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya,
Liechtenstein, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, İspanya, İsviçre’de ki
hayvanlarda da görülmüştür. Kanada, Falkland Adaları, Kuveyt ve
Umman’da ise hastalığın ithal edilen hayvanlarda görüldüğü
bildirilmiştir.
Epidemiyoloji:
Epidemiyolojik veriler, BSE’nin asıl kaynağının kontamine yemlerin
tüketilmesi olduğunu göstermiştir. Fakat yemlerdeki BSE’nin asıl
kaynağı henüz tam açıklık kazanmamıştır. Bu konuda başlıca 4 görüş
bulunmaktadır.
Bu görüşlerden epidemiyolojik verilerle en çok destekleneni;
hastalığın kaynağının koyunlardaki scrapie hastalığı olduğudur.
Scrapie en az iki yüzyıldır İngiltere’deki koyunlarda görülmektedir.
1980’lere doğru İngiltere’deki koyun popoulasyonunda önemli bir artış
olmuş ve muhtemelen koyunlardaki scrapie hastalığıda artmıştır.
Diğer bir görüş; İngiltere’deki sığırlarda BSE’nin nadirende olsa
mevcut olduğu ve rendering işlemleri sırasında etkenin imha olmayarak
sığır yemleri ile hastalığa neden olduğudur.
Scrapie’nin sığırlar için enfeksiyöz olan yeni bir suşunun ortaya
çıktığı, et-kemik unu ile sığır yemlerine karıştığı ve ithal edilen
Afrika kemik unlarından kaynaklandığı yönünde görüşlerde
bulunmaktadır.
Görüşlerin ortak noktası 1970/1980’lerdeki rendering işletmelerindeki
işlem değişikliğine dayanmaktadır. İngiltere’de yem sanayiinde yapılan
teknolojik değişiklik, özelliklede ısı seviyelerindeki düşüklük
neticesinde etken et kemik unlarında yaşamını sürdürerek sığırlara
verilen yemler ile hastalığa neden olmuştur.
BSE erkek ve dişi yetişkin sığırlarda ve genellikle de 4-5 yaşındaki
hayvanlarda görülmektedir.
Yapılan deneysel çalışmalar hastalıklı beyin dokusunun, ağız yolu ile
veya beyin içine enjekte edilerek buzağı, koyun, keçi, domuz, maymun,
fare ve kobaylara verildiğinde hastalığın oluştuğunu göstermiştir.
Etken BSE ile doğal olarak enfekte hayvanların beyin dokusunda,
omuriliğinde ve retinasında (gözde) tespit edilmiştir. Bu nedenle bu
kısımlar riskli organlar olarak tanımlanmış ve Avrupa Birliği
ülkelerinde insan tüketiminde kullanılması yasaklanmıştır. Son olarak,
Avrupa Birliği 12 ayın üzerindeki yaştaki sığırların omurilikleri,
tonsilleri, gözleri ve beyinlerini içeren kafası ile her yaştaki
sığırların doudenumdan rektuma kadar ki bağırsaklarını Nakledilebilir
spongiform encephalopathy (Transmissible spongiform encephalopathy-TSE)
grubu hastalıklar için spesifik risk materyali olarak belirlemiştir.
BSE etkeni hayvanda saptanabilir bir immun yanıt veya yangısal bir
reaksiyon oluşturmamaktır. Hastalığın tedavisi olmadığı gibi koruyucu
aşısıda bulunmamaktadır.
Hastalığın Etkeni:
BSE’ye neden olan etkenin insanlar ve hayvanlardaki benzer
hastalıkların etkenleri ile çok fazla yakınlığı bulunmaktadır.
İnsan ve hayvanlarda görülen Nakledilebilir Spongiform
Encephalopathy’ler aşağıda belirtilmektedir.
Hayvanlarda Görülenler
Bovine Spongiform Encephalopathy : Sığırlarda
Scrapie : Koyun ve keçilerde
Transmissible Mink Encephalopathy : Minklerde
Feline Spongiform Encephalopathy : Kedilerde
Kronik Wasting Disease : Geyiklerde
Exotic Ruminantlardaki BSE : Nyala, kudu vb.
İnsanlarda Görülenler:
Kuru
Creutzfeldt-Jakob disease (CJD)
The new variant Creutzfeldt-Jakob disease (vCJD)
Gerstmann-Straüussler-Scheinker syndrome (GSSS)
Familial fatal insomnia (FFI)
BSE ve diğer TSE’lere sebep olan etken hakkındaki bilgiler bilimsel
olarak henüz tam kesinleşmemiştir. Bu konudaki tartışmalar halen devam
etmektedir.
Etkenin bu güne kadar bilinen özelliklerin dışında özelliklere sahip
bir virus, bir prion veya bir virino olduğu konusunda 3 temel teori
bulunmaktır. Günümüzde BSE’ye neden olan etkenin prion (nükleik asit
içermeyen) olarak adlandırılan bir protein partikülü (PrP) olduğu
yönündeki görüş yaygın olarak kabul görmektedir.
Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda insanlarda görülen yeni
variant Creutzfeldt-Jakob (vCJD) hastalığı etkeni ile BSE etkeninin
birbiri ile özdeş, aynı özelliklere sahip olduğu bildirilmektedir.
Etken pek çok fiziksel ve kimyasal işlemlere oldukça dayanıklıdır.
Tavsiye edilen fiziksel inaktivasyon derecesi otoklavda 134-138 °C’de
18 dakikadır. Ancak bu ısı aralığınında tamamen inaktivasyonu
sağlayamayabileceği belirtilmektedir. Etken alkol, formol, ultra
viyole gibi işlemlere oldukça dayanıklıdır.
Hastalığın Geçişi:
BSE enfekte et kemik unlarını içeren yemlerin alınması sonucunda
ortaya çıkmaktadır.
İatrojenik (hatalı uygulama, hatalı enjeksiyon vb.) yolla bulaşmaya
bağlı bir BSE vakası bildirilmemiş olmakla birlikte bu yolun
potansiyel bir vasıta olabileceği belirtilmektedir.
BSE’nin normal şartlarda sığırdan-sığıra veya sığırdan diğer hayvan
türlerine geçtiğine dair bir bulgu bulunmamaktadır.
Sınırlı sayıdaki araştırmada, çok düşük seviyede maternal veya
vertikal geçişin meydana gelebileceği ileri sürülmüştür ve bu konudaki
çalışmalar devam etmektedir.
Creutzfeldt-Jakob hastalığının yeni bir varyantının ortaya çıkışı oral
(ağız) yolla geçiş ihtimalini de ortaya koymaktadır.
Klinik Bulgular:
BSE’den etkilenen sığırların sinir sisteminde ilerleyen (şiddeti
artan) bir dejenerasyon şekillenir ve hastalık ölümle sonuçlanır.
Hastalığın inkubasyon periyodu (bir hayvanın enfekte hale geldiğinden
ilk hastalık belirtilerini gösterdiği ana kadar geçen zaman) 2-8 yıl
arasında değişebilir.
BSE’nin klinik belirtileri çok değişiklik gösterir. BSE’li sığırların
pek çoğunda belirtilerin gelişimi birkaç hafta hatta ay ( 2 hafta-6
ay) alır iken nadiren çok kısa da sürebilir.
Şüpheli hayvanların büyük bir kısmı dikkatli takip edildiğinde aşağıda
belirtilen semptomların çoğunu gösterirler.
Korku, endişe
Sinirlilik, asabiyet
Beton zeminlerde yürümeye, köşeleri dönmeye, kapalı alanlara girmeye,
kapılardan geçmeye ve süt sağdırmaya karşı isteksizlik
İnsanlara ve diğer sığırlara karşı saldırganlık
Sağımda tekme atma
Başı aşağıda tutma, baş ve boyun kısmına dokunmaya aşırı tepki
Ses ve ışığa aşırı hassasiyet
Özellikle arka ayaklarla, yüksek adımlarla yürüme
Kalkma zorlukları
Deri titremeleri
Kondüsyon, ağırlık ve süt veriminde düşüşler
Şiddetli burun kaşıntısı
Hastalığın Teşhisi:
Günümüzde, canlı hayvanlarda hastalığı saptayabilecek bir test
bulunmamaktadır. Canlı hayvanlarda klinik belirtiler kısmında yer yer
alan semptomlar izlenerek şüpheli hayvanlar tesbit edilebilmektedir.
Ancak BSE’li hayvanlarda görülen belirtilerin bir kısmı aşağıda
belirtilen hastalıklarda da görülebilmektedir.
Hypomagnesaemia
Nervous ketosis
Encephalic listeriosis ve diğer encephalitides
Polioencephalomalacia-cerebro-cortical necrosis
Intra-cranial tumours
Bu hastalıklara özgü diğer belirtileri göstermeyen sadece sinir sinir
sistemi hastalıklarına ilişkin belirtileri gösteren 20 ayın üzerindeki
bir hayvan BSE şüpheli olarak değerlendirilmelidir.
Hastalığın teşhisi, histopatolojik inceleme (hayvanın ölümü sonrasında
beyin dokusunun ve omuriliğin mikroskopik muayenesinde karekteristik
bulguların tesbiti), immunohistolojik boyamalarda etkenin tesbiti,
elektron mikroskopik muayenelerde BSE fibrillerinin görülmesi ile
yapılabilmektedir.
Hastalığın varlığının tesbitine yönelik geniş kapsamlı taramalarda
kullanılan halen Avrupa Birliği tarafından onaylanmış 3 hızlı test (Biorad,
Prionic check, Enfer test sistem) bulunmaktadır. 5 adet hızlı test ise
inceleme safhasındadır.
Bakanlığımızca Alınan Önlemler:
BSE hastalığının ortaya çıkışından itibaren konu Bakanlığımızca
dikkatle izlenmektedir. Ülkemiz insan ve hayvan sağlığının korunması
amacıyla hastalık görülen ülkelerden çift tırnaklı canlı hayvan,
hayvan maddeleri, hayvansal orijinli yem katkı maddeleri ve bu
maddeleri ihtiva eden yemlerin ithal edilmesi 25.05.1990 tarihinde
yasaklanmıştır. Halen Avrupa Birliği ülkelerinden canlı hayvan ve
hayvansal ürünlerin ülkemize ithalatı yapılmamaktadır.
Ülkemizde Bakanlığımıza bağlı Veteriner Kontrol ve Araştırma
Enstitüleri bünyesindeki laboratuvarlarda, sığırlarda sinirsel
bulgularla seyreden çeşitli hastalıkların teshisi maksadıyla incelenen
merkezi sinir sistemi dokularında BSE’nin tanıtıcı bulguları tespit
edilmemiştir. Mevcut diğer bilimsel kurumlarda da hastalığın tespit
edildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır.
Bakanlığımız devam etmekte olan teşhis çalışmalarına ek olarak,
mezbahalarda kesime alınan hayvanlarda hastalık taramasına yönelik
çalışmalar başlamıştır. Ayrıca konu ile ilgili eğitici çalışmalara
gereken ağırlığı vermektedir.
Korunma ve Önlemler:
Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisi (OIE)’nce sağlığın korunması
amacı ile alınması gereken önlemlere yönelik tavsiyeleri aşağıda
belirtilmektedir.
Hastalıktan ari ülkelerde;
Sinirsel hastalıkların belirtisini gösteren hayvanların patolojik
teşhisinin yapılması,
İthalatta canlı ruminantlar ve onların ürünlerine karşı önlem
alınması,
Embriyo ithalatı için strateji ve politika belirlenmesi
önerilmektedir.
Hastalığın görüldüğü ülkelerde;
Belirlenen vakalarda hayvanların kesimi ve tazminat ödenmesi,
Memeli hayvanların işlemden geçirerek yeniden kullanıma sunulacak
proteinlerinin kontrolü,
Sığırların takibi ve tanımlanmasının etkin bir şekilde sağlanması
önerilmektedir.
Alınması Gereken Tıbbi Önlemler:
BSE’den şüpheli hayvan dokuları ile temas halindeki laboratuvar
çalışanları uygun koruyucu giysiler giymeli ve fiziksel ve kimyasal
muamelelerin büyük bir kısmına karşı oldukça dirençli olan etkene
maruz kalmamak için çok titiz çalışmalıdır.
Creutzfeldt-Jakob hastalığının yeni bir varyantının son zamanlarda
ortaya çıkışı, BSE etkeninin insanlar için enfektif olabileceğini
göstermiştir. Bu nedenle laboratuvarda alınması gerekli tedbirler kaza
ile meydana gelebilecek iatrojenik, gözle veya ağız burun yolu ile
maruz kalmaları önleyecek niteliktedir.
Ülkemizde Deli İnek Hastalığı bulunmadığı gibi, şüpheli bir vakaya da
rastlanmamıştır. Ancak bu durumun sürdürülebilmesi için, bulaşmaya
vesile olabilecek her türlü risk materyalinin, hayvan beslenmesinde
kullanımından kesinlikle sakınılmalıdır.
