|
Bakanlık, Otomotiv ve LCD camı üretimine yeni teşvik vermeyi
planladıklarını açıkladı. Meclis'te bulunan Ar-Ge tasarısının
bu desteklerin ilk adımı, Bakan, Vestel, Arçelik gibi
şirketlerle de görüştüğünü, üç milyar dolarlık yatırım için onlar la
prensipte anlaştığını söyledi.
Dahilde işleme rejiminin ihracat yerine ithalatı destekleyen bir
duruma geldiğini yerli ara malı üretimini desteklemek amacıyla
hazırlanan paketi bu yılın ilk yarısında hayata geçirmeyi
hedeflediklerini kaydetti. Son günlerin tartışma konusu leasing'de
"geriye dönüş yok" diyen Unakıtan, tarım makineleri ile diğer
makinelerin Katma Değer Vergisi'nin (KDV) yüzde 18'den 8'e
düşürüleceğini belirtti. Unakıtan, Referans Gazetesi Genel Yayın
Yönetmeni Eyüp Can ile Ankara Temsilcisi Erdal Sağlam'ın sorularını
yanıtladı.
Leasing nedeniyle KDV ayrıcalıklarını kaldırdık. Avrupa ülkelerinin
hiçbirinde böyle ayrıcalık yok. Çünkü leasing bir finans modeli. Mal
alacaksınız, o malı peşin alırsanız yüzde 18 KDV, leasing olunca
yüzde 1 KDV ödüyorsunuz. Bu kabul edilecek bir durum değil.
Özel Tüketim Vergisi'ni (ÖTV) ödüyor, arabayı leasing'le yüzde
1'le alıyor, hemen bir plaka takıyorlar. Arkadan da ikinci el diye
satıyorlar. Göz göre göre vergi kaçakçılığı oluyor. Vergiden kaçınma
değil bu artık, resmen vergi kaçırma. Gelir İdaresi Başkanı da bunu
kamuoyuna söyledi: "Stadyumlardaki koltuklardan büyük mağazaların
tefrişine kadar her şey leasing. Perdeler, koltuklar leasing." Artık
iyice çığırından çıkmış hale geldi. Bir de Avrupa Birliği (AB)
müzakere sürecindeki bir ülkeyiz. Her geçen gün onlara yaklaşmamız
gerekiyor. Hiçbir Avrupa ülkesinde olmayan bu ayrıcalığı kaldırmış
olduk. Bundan sonra biz ikinci adım olarak ne yapacağız? Bazı
makinelerin tarım makineleri bunun başında geliyor vergilerini yüzde
18'den 8'e indireceğiz. Ama herkese. İster peşin ister leasing'le
al. Dışarıda hakiki leasing şirketleri bundan yüksünmüyor. Kuveytli
bir şirketten bahsediliyor; "Akşamdan sabaha değişiklik oldu" dediği
söyleniyor. Hiç de öyle değil, bana geldi, ben de ona böyle
ayrıcalık olmayacağını söyledim. Kuveytli şirketin temsilcisi bana
"Hakiki leasing yapmaya geldik, yaptığınız da doğrudur" dedi.
Türkiye bundan sonra hakiki leasing'in yapıldığı, leasing sektörünün
gerçek büyümesinin sağlandığı bir ülke olacak. Eskiden yapılmışları
aynen devam ettiriyoruz, otomobiller hariç. Leasing'de kimse bir
beklentiye girmesin, diğer hususlar dedikodudan ibaretir. Sayın
Başbakan'ın da bilgisi dahilindedir.
Yüzde 8'lik indirim ne zaman gerçekleştirilecek?
Arkadaşlar KDV üzerinde hummalı bir şekilde çalışıyorlar, tarım
makineleriyle ilgili bölümü bitirmişler. "Diğerlerini de büyük çapta
bitirdik" diyorlar. Yakında bakanlar kuruluna sunarız. İş
makinelerine de gideceğiz, üretime yönelik makineler, torna tezgâhı
gibi. Yürürlüğü bakanlar kurulu kararı olduğu için hemen olabilecek.
Ocak ayı içinde bitirmek istiyoruz.
KOBİ'lerin leasing'deki durumu ne olacak?
Yanlış yoldan çıkarak doğru yolu bulmamız mümkün değil. Leasing'deki
vergi ayrıcalığı bir yanlış. Geriye dönüşün olmaması lazım. Burada
KOBİ dediğimiz işletmelerin makine ve teçhizatlarının temini için
finansman kaynağı dersek, leasing firmaları hakiki şeylerini ortaya
koysunlar. KOBİ'lerin istediği nedir? Uzun vadeli ve sonunda da
sahip olabileceği bir kredi vasıtasıyla malı temin edebilmeleri,
makine ve tezgâhlarını temin edebilmeleri. Burada bir KDV ayrıcalığı
olacaksa hangi sistemden elde edilirse edilsin, o KOBİ'ler aynı
şekilde istifade etsin. KDV düşükse herkese düşük olması lazım.
Dünya 20 sene önceki dünya değil. Bankalar da ayrı paketler
hazırlıyor KOBİ'ler için. Yurtdışında özellikle Uzakdoğu'daki
ülkeler bunu yapmışlar, çok da başarılı olmuşlar. Mesela ben
Singapur'u ziyaretimde onların meşhur bir yatırım şirketleri var.
Başındaki hanım, başbakanın eşi. Hatta son dönemde yatırım
bankalarına da ortak oldular, güçlü bir kuruluş. Ben onları
Türkiye'ye yatırıma çağırdım. Başkanı olan hanım "Türkiye'yi
yakından izliyoruz, geldiğimiz zaman KOBİ'leri hedef alan bir
çalışma yapacağız. Şimdiden onu hazırlıyoruz. Türkiye'de KOBİ'lere
özel krediler vereceğiz" dedi. Türkiye'nin geleceği de KOBİ'lerdir.
Avrupa da KOBİ'leri destekliyor. Teknik altyapılarını yükseltiyor.
Yatırım teşvik belgesi aldıkları zaman KDV'ye tabi değil zaten.
Bizim KOBİ'ye teşvik belgesinin nasıl alınacağını öğretmemiz lazım.
O zaman "Aman ben leasing'le mi alayım" diye düşünmeyecek "Ben sıfır
KDV'li alacağım" diyecek. Teknik altyapılarını geliştirip bilgileri
onlara ulaştırmamız lazım. Sanayi Bakanlığı ile çok güzel çalışmalar
yapıyoruz. Şimdi Ar-Ge teşvikimiz var, başka teşvikler de gelecek.
Küçük esnafa, çok küçük esnafa yönelik de yeni ve daha iyi şeyler
hazırlıyoruz. Yeni vergi kanunlarında bütün esnafa daha iyi
vergileme sistemi getirilecek. Amaç onların vergilerini biraz daha
düşürmek. Küçük esnafın, KOBİ'lerin gelir vergilerini biraz daha
düşürebilir miyiz? Onların çalışmalarını yapıyoruz. Netice aldığımız
zaman hükümetimize sunacağız.
Bu çalışmalar kayıtdışıyla da ilgili değil mi?
Ne yaptıysak kayıtlı ekonomiye geçişe yardımcı olması için yaptık.
Onun için de şubatta Sayın Başbakan'ın başkanlık edeceği bir Kayıtlı
Ekonomiye Geçiş Platformu toplantısı yapacağız. Orada da bazı
hususları açıklayacağız. Bizim niyetimiz gerek mevzuat gerekse de
denetleme yönünden alanı daraltıyoruz. Kayıtlı ekonomiye
geçmeyenleri pişman edecek bir duruma geliyoruz. Cezalar da ona göre
Gelir Vergisi, Vergi Usul Kanunu değişikliklerinde değişir. 10
yıllık bir süre sonunda Avrupa ülkelerinin seviyesine ulaşmak
istiyoruz.
Cari açığı azaltmak için dahilde işleme rejimine yönelik çalışmalar
yapılıyor. Bu çalışmalar ne aşamada?
Dış Ticaret'le bunu çok çalışıyoruz. Yanlış yapmayalım diye ihracat
sektörüyle de konuşuyoruz. Öyle de bir iş yapmışız ki ihracatı
teşvik edelim derken, ithalatı da teşvik etmişiz. Halbuki
Türkiye'nin cari açık problemi var. Ben de öyle bir çalışma yapın ki
dedim, yerli üreticiyi daha iyi koruyayım. Bakıyorum dışardan ne
getiriliyor, bu ne için getiriliyor? Bir malın ara maddesi olarak
getiriliyor. Türkiye'de üretilir mi? Üretilir. Daha önce üretilmiş
mi? Üretilmiş. Yapanı var mı? Var. Peki niye dışardan geliyor?
Dışarıdaki daha ucuz. Dışarısı ucuz ama bizim yerlinin de maliyeti
var, bunun nakliyesi var, dışardan akreditifi, finans masrafları
var. Onun yerine biz yerli üreticiye daha iyi imkânlarla sunabilir
miyiz? Maliye ne yapar? KDV kolaylığı yapar. Benim başımdan geçti,
özel sektörden gelen birisiyim, teşvik belgemiz var. Bu makineyi
içerde yaptırayım, içerde ucuz. Ben diyorum ki "Benim teşvik belgem
var, benden KDV alma". "Alırım, başka türlü yapamam" diyor. "Sacı
KDV'siz alamıyorum" diyor. Sacı satana gidiyoruz. "Ereğli bana
vermiyor" diyor. Yurtdışından KDV'siz getiriliyor, bu adam ise
KDV'siz alamıyor. O zaman ben bu adama KDV'siz vermeliyim. Hatta
biraz daha şeyler vermeliyim ki bunu teşvik etmem lazım. Yerli
üreticiyi teşvik edersem kendi işçimi de korumuş olacağım. Oradaki
ithalatçıdan aldığım zaman hangi ülkeden aldıysam, onun işçisini
teşvik etmiş olacağım.
Çok zor değil mi?
O kadar da zor değil. Ufak değişiklikler icap ediyor. Bazı
kimselerin hiç aklından geçmeyen durumlar, tatbikatlar var. Oraya
iner, mikro çalışma yaparsak ortaya çıkıyor. Mesela makine
imalatçıları ile toplantı yapıyorum, onların getirdiği bazı öneriler
var, fevkalade yapılabilecek şeyler. Niye yapmayalım.
Düzenleme ne zaman hayata geçer? Kademeli mi olur?
Yakında. Bu senenin ilk 6 ayında getirmemiz lazım. Kapsamlı
çalışmayı bir kerede yaparsınız, kararı alırsınız ama ne kadar karar
alırsak alalım sonra düzeltmemiz gereken hususlar çıkacak. Onları da
düzelteceğiz. Yani ara malını teşvik edeceğiz. Bir de ayrı bir ekip
kurduk, onlar Türkiye'de teknolojiyi nasıl geliştirebileceğimiz
üzerine çalışıyorlar. Mesela bazı sektörlerimiz var ki teknolojide
geri kalırsa yarıştan düşüyorlar. Örneğin televizyon sektörü.
Televizyon sektöründe tüplü vardı, ondan sonra plazmaya geçildi.
Şimdi de LCD var. Türkiye'nin de LCD'ye geçmesi lazım. Türkiye LCD
üretiyor mu? Üretiyor. Üretiyor ama camını dışardan alıyor. LCD'nin
bütün özelliği o camı. O camı aldığınız zaman arasında, her şey
orada oluyor yeniden bir şey bağlanmıyor. Bu da teknoloji
gerektiriyor. Avrupa'da, Uzakdoğu'da büyük fabrikalar var.
Yatırımları yapıldı, biz de onlardan alıyoruz. Mesela ben diyorum ki
Türkiye'nin televizyon sektörünün bu camı burada imal etmesi lazım.
Bu camı burada imal etmesi için ne lazım? Devlet olarak onu yerine
getirelim. Stratejik sektörler yani. Araştırma geliştirme yardımı
olarak düşünüyoruz. Mesela otomotiv sektörüne diyeceğiz ki "Motoru
burada üret. Aktarma organlarını burada üret". O da diyecek ki "Ben
de sizden bunu istiyorum". Biz de oturup çalışacağız. Görüşmelerimiz
de başladı.
Kimlerle görüşüyorsunuz? Örneğin Şişecam ile görüştünüz mü?
Evet, konuştum. Televizyon şirketleriyle konuştum, gittim yerlerini
gezdim, onlar da hazırlar. Zaten heyecanlanlılar. Artık bunları
Türkiye'ye kazandırmak lazım. Adam sana ne kadar cam verirse o kadar
üretebiliyorsun. Ayrıca sadece televizyon değil, monitörler de aynı
camdan üretiliyor, dizüstü bilgisayar LCD. Bugün dünyada almış
götürüyor. Ortak yatırımcı bulsunlar yanlarına ki, o da var. Şimdi
böyle bir çalışma başladı.
Kritik ithal malları yerli üretime çevirmek için araştırma
geliştirme teşvikleri kullanılacak yani...
Ar-Ge teşviklerini kullanacağız. Vergi mesela. Vestel, Arçelik,
Paşabahçe Cam da baş oyuncu. Ortak bir şey kurmak için niyetleri
var. Vestel, Arçelik "olabilir" dedi. Ön prensipleri tamam gibi,
iki-üç milyar dolarlık bir yatırım. Türkiye teknoloji elini
yakaladığı zaman o cam bize ancak yetecek, ihracat var çünkü. Bazı
şirketler, LCD şirketleri, Hyundai falan Polonya'ya gittiler ama
hiçbirisi memnun değil. İlerde bazılarının Türkiye'ye dönmesi bile
mümkün.
Otomotive de dönük olacak mı?
Tabii aynı Ar-Ge. En fazla yararlanacak olanlar onlar. Türkiye bir
şeyi yapmak zorunda. Bütün sektörlerin başımızın üstünde yeri var
ama Türkiye artık katma değeri yüksek ürünlere geçmek zorunda.
Türkiye teknoloji üretmek zorunda. Ben zaman zaman araştırma
geliştirme yerlerini geziyorum, güzel şeyler de var. Bir yere gittim
inanamadım. Artık üniversite, iş âlemi, sanayi yavaş yavaş
bütünleşmeye başlıyor. Türkiye'nin kurtuluşu burada. Birkaç tane
pratik ürün ürettiklerinde "aaa" diyecekler, ABD'de böyle.
Bir de şu anda Ar-Ge tasarısı var TBMM'de.
Ar-Ge tasarısı görüşülüyor TBMM'de. Bu yasa tasarısı da kabul
edildiği zaman şunu bekliyorum: Artık Ar-Ge işi çok ucuzluyor.
Dolayısıyla örneğin ilaç sektörü dışarıda 80 milyar dolar harcıyor.
Birtakım Ar-Ge'lerini buraya getirecekler. Onları bekliyorum.
Üniversite içine de gerek yok. Fabrikasını getirmiş kurmuş,
teçhizatı var, ortamı var. Vestel'e gidin, ben gittim. Manisa'da
öyle odalar var ki oda sıcaklığını ayarlayamazsan, odanın içindeki
virüsü ayarlayamazsan onu çalıştıramıyorsun. Ona nasıl illa
teknoparka git diyeceksin, mümkün değil. Kanun bunu getiriyor.
Son günlerde "Nereden buldun" uygulamasının tekrar getirileceği
söyleniyor. Getirecek misiniz?
"Nereden buldun"u biz getirmeyiz. "Nereden buldun"dan ziyade vergi
güvenlik müessesesi getireceğiz. "Bu masrafı nasıl yaptın"
diyeceğiz. Geçen sefer TBMM'ye gelmişti, çıkmadı. Ama bu sefer gelir
herhalde. Biz hükümete getireceğiz. Hükümette görüşülüyor,
olgunlaştıktan sonra Meclis'e sunuluyor.
Başbakan Erdoğan ilk defa Bankalar Birliğini ziyaret etti.
Bankacıların talebi aracılık maliyetlerinin düşürülmesini yakın
zamanda planlıyor musunuz?
Bankalar Birliği'ne Başbakan'ın gitmesi güzel bir şey. Aracılık
maliyetleri düşürüldüğünde bankacılık ivme kazanıyor. Bizim
hedefimiz de bu. Ama elimizde bütçe var, mali disipline, faiz dışı
fazlaya dikkat etmek zorundayız. İlerdeki yıllarda adımlar
atılabilir ama 2008'de zorlanırız. Zaten orada bir BSMV kaldı, o da
yüzde 5. İndirim olursa kademeli indirime gideriz.
|